her sarkiya yer var mi karnimda?
yarin gecti, dunu bekliyorum. yok, yok! hayal kurmuyorum, geri saymiyorum, sayiklamiyorum. sadece duruyorum..oylece bekliyorum. ben durdukca muzik genlesiyor, muzik durunca ben oluyorum. her sarkiya yer var mi?
en cok hangi sarki kovaladi seni? birdenbire nerden geldigini, duydugunu bilmedigin, zihnine zipkin gibi saplanan, bir turlu kurtulamadigin besinci sinif azap melodilerden bahsetmiyorum. onlarla olan didisme, sikisma, kacisma, tiksinme, cekisme olmazsa olmazi hayattaki seslerin. hani sabah tam guzel bir ruyanin kucagina teslim uykundayken disardan gecen cop arabasi sesi gibi. ya da dusuncelere dalmis, oylece yollara hedefsiz bakarak gittigin koruklu bir halk otobusunun aniden fren yapisindaki cikardigi sesi dusun. otobus kalabaliksa yandin, o zamanki etki arkadaslarin ugruna katlanmak zorunda kaldigin bir Eski Beyrut ya da Araf gecesi olacak. neyse, otobusun o kadar kalabalik olmadigini varsayip biraz rahatlatayim seni. zaten amac seni sende, tek basinayken yakalayan sarkilar. hani boyle icini gicik eden, gun boyu beynine suluk gibi yapisan, hatta istemsiz zamanlarda dudaklarindan kendini bagiran sarkilar. bu sarkilar insana iradesini sorgulatan dini sinavlar gibi.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment